Bu Blogda Ara

10 Eylül 2014 Çarşamba

Kırmızı Kazak...

 
Bütün eşyalarımı toplayıp evinden ayrılırken en sevdiği kazağımı onda bıraktım. Sanki unutulmuş süsü verilen o kırmızı kazak…
Canı yansın, beni hatırlasın diye  bırakılmış o kırmız kazak...
Onun canını acıtması gereken kazak, en çok benim canımı acıttı. Bunca senenin ardından hala kırmızı kazaklara karşı bir soğukluk var içimde. Sevgili de ( eski olan) bile isteye unutulan aptal bir kırmızı kazaktı işte. Ona anlamlar yüklemenin ne anlamı vardı ki… Aşkın rengiydi o kazak. Onsuz geçirdiğim gecelerde ısınmak için giydiğim o kırmızı kazak hep o kokardı. Şimdi ki aklım olsa o kazağı asla onda bırakmazdım. Onu en çok hatırlatan eşyamı neden onun evinde bırakıştım ki? Şimdi gidip istesem ?!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder