Bu Blogda Ara

24 Ocak 2012 Salı

Ayrılıklar yoksullukmuş meğer...

Yoksulluk gibi zormuş meğer tüm ayrılıklar… Dayanamayacağınızı sanıyorsunuz. Bu duruma asla alışamayacağınıza, onun gibisini bir daha asla bulamayacağınıza inanıyorsunuz. Ve ben de buna inanıyorum. Kimse onun gibi olmayacak. Yokluğuna alışamayacağım. Hep bir yanım eksik hep biraz yoksul kalacağım. Ama hayat devam ediyor. Daha nicelerini göreceksiniz, diyorlar. Gidenlerin klasik sözüdür, benden daha iyisine layıksın ya da benden daha iyisini bulacaksın. Ama sorun da buradaydı işte. Senden daha iyisini istemiyorken neden arayayım ki… Ben seninle yetinebiliyorken başkasını istemem. Aşkın bana yetiyorsa daha fazlasına ne gerek var.  Şunu diyebilse keşke her giden ben senden daha iyisini buldum. Sende bulamadığım bambaşka bir şeyler arıyorum ben. Ve sen hayatımdayken buna engel oluyorsun. Bunu bu şekilde söyleseler belki ilk başlarda daha çok kanayacağız ama hiç olmazsa daha çabuk iyileşeceğiz o zaman. Çünkü bileceğiz ki yetinemeyen kendi değil onu terk eden. Öyle ya da böyle ikisi de zor. Ayrılmak zor bir süreç. Hem terk edilen hem de terk eden için. Bunun daha ağır basan tarafı yok. İki tarafta kendince acı çeker. Ben hiç üzülmedim hiç acı çekmedim derse terk eden ya çok iyi bir yalancıdır ya da hiç sevmemiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder