Arşa uzanan bir han düşünün, dışarıdan kale gibi görünen. Kimsenin kuşatmaya, işgal etmeye yeltenemediği bir kale…
Ve burada sadece ruhlar yaşasa mesela. Ruhlarından sıkılanlar bıraksalar buraya ruhlarını ya da bedenlerinden sıkılan ruhların kaçabileceği bir yer olsa burası… Kale surlarının önlerinde kol gezen Azraillere inat rahatlıkla dolaşsaydı ruhlar…
Bedenlerinde oldukları zamanlarda yaşadıkları acıları, aldıkları yaraları unutabilseydiler burada… Tamamen özgür olsa ruhlarımız, cenneti olsa burası onların. Ama istediklerinde dönebilseler bedenlerine, gerçek cennete inat. Özgürlükleri onların tekeline kalsa, aşk acıtacak bir ruh, kanatacak bir kalp bulabilir miydi o zaman acaba?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder